|
Hierapolis (Pamukkale)
Tarihin güzellikleri doğanın mucizeleriyle birleşiyor. Tarihe bir seyahat yapalım. Romalı kraliçelerin termal sularda mis kokulu sabunlarla yaptıkları güzel banyolar gelsin aklınıza. Ancak böyle tarihi doğayla birleştiren muhteşem yapısını gözünüzün önüne getirebilirsiniz ve Pamukkale`yi görmenin zevkini hayal edebilirsiniz. Pamukkale(Hierapolis), kalsiyum oksitli suların binlerce yıldır şekillendirdiği olağanüstü ve benzersiz bir coğrafyaya yaslanarak biçimlenen bir antik kent; ünü tüm Akdeniz havzasına yayılmış Helen ve Roma uygarlığının ihtişamlı merkezlerinden biridir. Mineralli sıcak sularla beslenen doğal teraslar, havuzlar ve öte yanda bu masalsı örtüde yükselen görkemli yapılar. Sütunlar ve galerilerle süslenmiş caddesi, Babadağı ve Honaz Dağları`nın eteklerinde, Çürüksu (Lykos) Nehri`nin oluşturduğu vadiye hakim konumdaki on bin kişilik tiyatrosu, sıcak ve soğuk bölümlerden oluşan hamamları, gösterişli idari ve sivil yapıları ile Anadolu`nun en büyük ve en zengin antik nekropolüne sahip olmasıyla öne çıkan bir kentimizdir. Travertenler yaratan karstik alanlardan çıkan sular; bünyesindeki kireç çözeltisi, genellikle beyaz renkte ve pamuk balyalarını andıran kalker tüflerini, Pamukkale travertenlerini oluşturmaktadır. Pamukkale termal suyunun tedavi edici özelliği, çok eski çağlardan beri anlaşılmış, yüzyıllar sonra şifa niteliği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kaynaklar etrafında dini ayinler yapılmış, şenlikler düzenlenmiş, büyük devlet adamları ve zengin kişiler antik dönemde tedavileri için Hierapolis`e gelmişlerdir.
|